|
|
| NAMIK KEMAL FIKRALARI OKU |
Sevgimiz'e hoşgeldiniz
|
|
Namık Kemal Fıkraları Komik Namık kemal
Fıkraları
Adalar
Namık Kemal bigün uçakta yolculuk ediyormuş
kadının birisiyle tartişmaya başlıyor kadın
diyor ki İsveç Türkiye'den daha büyük,
Namık Kemal olmaz Türkiye daha büyük falan
diyor,
neyse bunlar iyice tartışıyorlar kadın diyor ki
sana adresimi veriyim gel gösteriyim İsveç daha
büyük.
Neyse Namık Kemal akşam gidiyor bi güzel s*ks
yapıyorlar sabah kadın diyor gördünmü İsveç daha
büyükmüs tr'yi içine aldı,
Namık Kemal gülüyor içine aldı ama adalar
dışarda kaldı.
karpuz taşımaca
Namık Kemal, Japon, Alman ve İngiliz en çok
kimin karpuz taşıyacağı üzerine iddiaya
girerler.
Japon der ki:
- Ben iki tane taşırım.. Koltuklarımın altına
birer tane alarak.
İngiliz der:
- Ben de 4 tane taşırım.. İki tane koltuk
altlarıma, iki de omuzlarımın üstüne alırım.
Alman da der ki:
- Ben de beş tane taşırım.. Herkes şaşırır nasıl
taşırsın?
- İki tane koltuk altına alırım, iki tane
omuzlarımın üstüne, bir tane de önüme takarım
demiş.
Sıra Namık Kemal'e gelmiş, o da 9 tane taşırım
demiş..
Nasıl? demişler..
- İki tane koltuk altına, iki tane omuzlarıma
alırım.. Almanı da önüme takarım
Kabile
Namık Kemal günün birinde Afrika'da yamyam bir
kabilenin eline düşer.
Kabile reisi Namık Kemal'e kurtulabilmesi için
tek şartın bir dizi testten başarıyla geçmesi
olduğunu söyler.
Bunun üzerine Namık Kemal ölmektense testi kabul
eder.
Bunun üzerine kabile reisi testin kurallarını
açıklar.
Testte üç ayrı kulübe bulunmaktadır.
Birinci kulübede bir kasa viski,
ikinci kulübede dişi çekilecek vahşi bir aslan,
üçüncü kulübede ise kabilenin en azgın hatunu.
Namık Kemeal önce bir kasa viskiyi içecek sonra
aslanın dişini çekecek en son olarakta kadını
mutlu edecek.
Derken test başlar ve Namık Kemal birinci
kulübeye girer, aradan saatler geçer bizimkinden
ses yok derken 6-7 saat sonra yalpalayarak
dışarı çıkar ancak ayakta zor durmaktadır.
Zar zor ikinci kulübenin yolunu bulur ve girer.
Girmesiyle birlikte kulübede gürültüler kopmaya
başlar, toz duman birbirine girmiştir, aslanın
acılı kükremeleri kulakları sağır eder.
Aradan 2-3 saat geçtikten sonra Namık Kemal
sallanarak dışarı çıkar ve reise dönerek "dişi
çekilecek or**pu nerde" diye sorar.
Aids`li Nam-ık Kemal
Nam-ı Kemal kanserden ölüyormuş. Ölüm döşeğinde
oğlu sormuş:
- Baba neden AIDS’ten öldüğünü söylüyorsun
herkese?
Nam-ık Kemal demişki:
- Oğlum ben öldükten sonra kimse annenle berabar
olamasın diye!
namık kemal
gazeteciye demişler dünyanın en büyük *iklisini
yaz bu gazeteci namık kemalin kücük kardesisinin
seyini görmüs o ne büyük şey demis oda seyiyle
tarlayı suluyormus.sen git benim ortanca
abimminkini gör demis oda köprü yapmıs üstünden
insanlar geçiyor. sen git bide benim en büyük
abimminkini gör demis.
nerede demis gazeteci
dagın en büyük yerinde adam cıkmıs ak şam olmus
bi de ne görsün namık kemal sıkılmış şeyiyiyle
ayla yıldızun yerini değiştiriyour
Gülmeyen At
Diyarın birinde padişah eğlence olsun diye bir
yarışma açmış. Buna göre kim padişahın atını
güldürmeyi becerirse 1 çuval altın alacak...
Her tarafa haberler salınmış, duyurular
yapılmış. Yarışma zamanı gelince herkes deniyor
ama kimse atı güldürmeyi beceremiyor tabi,
bazısı yarım saat bazısı 2 saat uğraşıyor ama
sonuc yok.
Bizim Nam-ık Kemal'de yarışmaya katılmış. Sıra
buna gelince, atın bulundugu odaya almışlar, 1
dakika sonra Nam-ık Kemal odadan çıkmış ve atı
güldürdüğünü altınlarını almak istediğini
söylemiş.
Padişah ve görevliler şaşkınlık içinde tabi bir
bakmışlar hakkaten at gülmek ne demek kahkahalar
atıyor yerlere yatmış tepiniyor. Sonuçta
altınları vermişler Nam-ık Kemal'e...
Aradan günler geçmiş ama at hala gülüyor, bir
türlü susturamamışlar. Son çare olarak Nam-ık
Kemal'i bulup, nasıl güldürdüyse susturmasını
istemişler. Nam-ı Kemal bir çuval daha altın
verirlerse bunu yapacağını söylemiş. Kabul
edilmiş isteği tabi ki. Neyse bizimkini atın
olduğu odaya almışlar tekrar, yine girişi ile
çıkışı bir anda olmuş. Bir bakmışlar at bu sefer
ağlıyor, hem de hüngür hüngür. Tam altınlar
verilirken, padişah :
- Sana bu altınları veririm ama bir şartla, bu
atı nasıl güldürdüğünü ve şimdide nasıl
ağlattığını söyleyeceksin
Nam-ı Kemal başlamış anlatmaya :
- Valla hünkarım, ilk geldiğimde atın kulağına
yaklaşıp 'benimki seninkinden büyüktür' dedim,
gülmeye başladı..
- Ya şimdi ya şimdi nasıl ağlattın
diye atılmış padişah merakla..
Nam-ı Kemal padişahın yanına yaklaşmış :
- Şimdi de çıkarıp gösterdim
Ajan
Nam-ık Kemal bir gün ajanlarıyla ünlü İtalya'ya
gitmiş.
Cebinde beş parası kalmadığı ve çok aç olduğu
bir gün bir restaurantın önünde yemek yiyenleri
seyrederken birden gözüne birşey çarpmış.
Yemek yiyen sakallı insanlar iyice karınlarını
doyurduktan sonra kasiyer bayana giderek
sakallarını okşuyorlarmış ve hiç para vermeden
çıkıp gidiyorlarmış.
Durumu merak eden Nam-ık Kemal konuşmaları
dinlemek için kapıya doğru yaklaşmış. Sakallı
adamlar yemek yiyip karınlarını doyurduktan
sonra kasiyere gidip sakallarını okşayarak "ben
ajanım" diyerek hiç para vermeden çıkıp
gidiyorlarmış.
Birkaç adamı seyrettikten sonra Nam-ı Kemal de
içeriye girmeye karar vermiş. Bir güzel karnını
doyurduktan sonra sıra hesap ödemeye geldiğinde,
kasiyer bayana giderek sakallarını okşamış ve
"Ben ajanım" demiş. Kasiyer bayan "Ama beyefendi
sizin sakallarınız yok" deyince, Nam-ı Kemal
pantalonunu aşağıya indirmiş ve kasiyere "ben
gizli ajanım" demiş.
yapma kemal
Bir gün Nam-ı Kemal bir yarışmaya katılmış.
Yarışma en çok kadın yapma yarışı.
Neyse 1. yarışmacı başlamış, spiker sayıyor:
- 1,2,3,4,5,6..7...8 2. yarışmacı, spiker
sayıyor:
- 1,2,3,4,5,6,7,8..9,10...11 çok güzeeel Neyse
sıra
Nam-ı Kemale geliyor, spiker sayıyor:
- 1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12,13,14 oda ne Nam-ı
Kemal seyircilerin arasına daldı
15,16,17,18.. Yapma Kemal...
Menü
Adamın biri Nam-ı Kemal'in garsonluk yaptığı
lokantaya gider.
N.Kemal adamın yanına gelir ve sorar ne
istersiniz.
Adam bizim N.Kemal'e şaka yapmak için derki
"Bana cacik macik daracik a*cik getirirmisiniz."
Bunu duyan N.Kemal'de lafmı yok.:)
Adama şöyle der :
Bugünkü menümüzde bunlar yok.
Bugun mönümuzde dalak malak kol gibi y*r*k var
der :=)
Akolik
Alkoliğin biri gece rüyasında ak sakallı bir
dede görür. O dede :
- Dile benden ne dilersen, der. Adam da :
- Git işine, der. Ak sakallı dede tekrarlar :
- Dile benden ne dilersen.
Adam yine tınlamaz. Ak sakallı dede :
- Bak son kez soruyorum dile benden ne dilersen,
der. Adam :
- İşediğim zaman viski akmasını istiyorum, der.
Ertesi gün adam tuvalete girdiğinde viski olarak
işediğini görür. Akşam eve gidince karısına 2
bardak getirmesini ve bu akşam viski
içeceklerini söyler. Velhasıl içerler. Ertesi
gün yine aynı şekilde viskilerini içerler. 3.gün
adam karısına 1 bardak getirmesini ve viski
içeceğini söyler. Karısı:
- Neden 1 bardak istedin, der. Adam :
Namık ile Ruhi
Bizim Nam-ı Kemal'in hiç sevmediği bir dostu
varmış.Bu dostunun adı Ruhi'ymiş.
Tesadüf,
İkiside trende aynı kompartmana oturmuşlar.Şimdi
Nam-ı Kemal Ruhi'nin kendisine kötü birşey
yapacağını hissetmiş.
Yolda köpek ölüsü görünce Ruhi:
Bu köpekte Kemal'ine erdi demiş.
Namık Kemal sinirlenmiş.
- Bak kıçından Ruhi çıkıyor.
Al Onu
Bir gün trende Nam-ık Kemal, Çinli ve Japon bir
araya gelip hünerlerini ortaya koymaya karar
verirler.
Japon
- Ben bu zarfa sevgilimin baş harfini yazdığımda
herkes anama gittiğini anlar demiş.
Çinli
-Ben bu zarfa evimin nosunun son rakamını yazsam
anama gittiğini anlar demiş.
Bunun üzerine Nam-ık Kemal.
- O bir şey mi ben bu zarfı kime göstersem anama
gittiğini anlar demiş.
Herkes şaşırmış ve yapmasını istemiş.
Nam-ık Kemal de zarfı ''nah'' işareti yaparak
karşı vagondaki birine göstermiş.
Adamda Nam-ık Kemal dönüp;
- Al onu anana gönder...
BİLET
Ülkenin birinde azgın mı azgın bir kadın varmis.
Kimse bu kadını cinsel doyuma ulaştıramamış! En
sonunda akıllara Nam-ı Kemal gelmiş olsa olsa bu
işi o becerir demişler ve cağırmışlar!
Nam-ı Kemal´in de " Ben bu işi ancak karanlık
bir oda da yaparım" diye özel bir isteği olmuş!
Neticede Nam-ı Kemal ve Kadın karanlık bir oda
da başlamışlar sevişmeye...
1 saat, 2 saat 3,5,7,10,15,20 saat olmuş.
İkisinde de tik yok...
24 saat sonra artık kadın pes etmeye baslamıs ve
seslenmiş
-"Yeter artık Nam-ı Kemal yeter, ben öldüm!"
-" Ne Nam-ı Kemal´i abla ben Recep!"
-"Recep mi??? Peki ya Nam-ı Kemal? O nerde?
-"O dısarda bilet kesiyo abla"
ÇİKOLATA BİTTİ SAHLEP VAR
Bir gün Namık italyaya gitmiş orada bulunan bir
heykelin pen... çikolata akıyıor ve her gelen
yiyebiliyormus namık yemek için yanasmıs ve
bakmıs cikolata yok sonra heykeli kaldırıp atmıs
kendisi soyunup durmus yaslı bir bayan gelmiş ve
çikolata yokmu demiş namıkta çikolata bitti
sahlep var teyzecigim demiş
Alaman
Namik-kemal, alman ve ingiliz kampa gidiyorlar.
Her aksam ayni cadirda yatarlar. ingiliz ortada
Namik Kemal arkasinda almanda önunde yatiyormus.Namik
kemal her aksam ingilizi yapıyormuş.
Bir gun ingiliz hastalanir önceden cadira gidip
yatar onun icin alman ortada yatar. bizim Namik
gelir almanı tam yapacakken alman bagirir: Namik
ben alaman ben alaman diye. Namik ta hastır lan
hergun aliyonda bugun niye alamiyon.....
Geçme Çizgiyi!!!
10 yaşında olan Nam-ı Kemal birgün evde
otururken birden ayağa kalkıp salonun girişine
bir çizgi çizmiş. Tam bu sırada Nam-ı Kemal'in
babaannesi salona yaklaşmış ve Nam-ı Kemal
bağırmış. - "Babaanne sakın çizgiyi geçme yoksa
seni **ker*m!!"
Babaannesi de
- "Oğlum git işine ben zaten çok yoruldum"
demiş. Nam-ı Kemal çizgiyi geçen babaannesini bi
güzel **km*ş. Akşam Nam-ı Kemal'in babası olayı
öğrenince Nam-ı Kemal'e sormuş.
- "Oğlum niye anamı **kt*n?"
Nam-ı Kemal
- "Sen benim anamı yıllardır **kiyon ben bişey
diyo muyum?" Demiş...
Alma Yarışması
Günün birinde içine alma yarışması düzenlenir.
İngiliz, Alman ve Nam-ık Kemal.
İlk önce İngiliz masanın yanına gelir ve büyük
bir karpuz koyar ve üstüne oturur karpuz
kaybolur herkes alkışlar.
Sıra Almana gelir oda masanın üstüne büyük bi
kabak koyar oturur ve kabak kaybolur. Alkışlar
daha da yükselir
Nam-ık tadır oda masanın üstüne bir tane elma
koyar herkes yuhalamaya başlar ve Nam-ı Kemal
masaya oturur herkesin sesi daha da artmıştır
çünkü ne elma ne de masa ortada yoktur.
Yüzme Bilmeyen Terk Etsin!!!
Bir gün stadyumda en çok kim boşalacak diye
yarışma düzenleniyor.
Önce Alman boşalıyor ve tam 2 litre çıkartıyor,
spiker stadyumdaki seyircilere "2 litre" diye
söylüyor.
Sonra Fransız boşalıyor ve tam 5 litre
çıkartıyor. Spiker "5 litre çıktı" diyor
seyircilere. Bizim Nam-ı Kemal geliyor.
Spikerin elinden mikrofonu alıyor ve şöyle diyor
"lütfen yüzme bilmeyenler stadyumu terk etsin."
Aman Dökmeyin
Bir gün Nam-ı Kemal kamyon şöfürlügü yapıyormuş
N.Kemal tam olarak bilmesekte tahmini olarak 3
ay kadar uzun yolda kalmış ve eve dündüğünde
karısına "hadi yatalım" demiş karısı olmaz
çocuklar evde der
N.Kemal o zaman sen git sıcak bir corba hazırla
der ve servis yaparken üzerine dök ve banyoya
git ben gelirim der.
Kadın akşam Çorbayı yapar sofrada üzerine döker.
Bunu öğrenen N.Kemal koş banyoya der. Ardından
gider ve karısını s.kmeye başlar.
Annesinin gelmediğini gören çocuk kalkıp banyoya
gider ve gördügü manzara karşısında korkup
kardeşlerinin yanına koşar ve kardeşlerine derki
;
aman oğlum üzerinize corba dökmeyin babam sizide
s.ker
Gel pisi pisi
Bir yarışma düzenleniyor.
Yarışmacılar fransız,alman ve namık
kemal.Yarışmada şu 3 katlı bir bina ve her katta
20 kadın kim bu kadınların hepsiyle beraber
olursa yarışmayı o kazanacak.
Yarışma başlamış
fransız girmiş binaya 2.katın merdivenlerinde
bayılıp kalmış.
Alman girmiş oda 3 katın merdivenlerinde
bayılmış.
Namık'a sıra gelmiş namık binaya gırmiş aradan 4
saat geçmiş namık hala ortalarda yok bi bakalım
demişler binanın 1-2-3 katındakı kadınlar baygın
halde bizim namık yok terasa çıkmışlar bizim
Namık bir kedinin peşinde gel pisi gel pisi..
Şair Padişah Ve Namık Kemal
Günün birinde şair bir padişaha ilham perisi
gelir ve başlar yazmaya :
- "Çıktım ağaca yedim hamını mamını,....?" -
"Çıktım ağaca yedim hamını mamını,....?"
gerisi bir türlü gelmez.
Padişah geceleri uyku uyuyamaz olur şiirini
tamamlayamamıştır bir türlü.
En sonunda ülkesinin bütün şairlerini sarayında
toplatır ama yine nafile onlar da bu mısranın
devamını getiremez.
Sıra en sonunda Nam-ı Kemal´e gelir ve padişah
başlar :
- "Hadi Nam-ı Kemal getir şunun devamını da ne
istersen vereyim sana!"
- "Buyrun Padışahım..." - "Çıktım ağaca yedim
hamını mamını..."
Nam-ı Kemal hemen devam eder:
- "Düşersen aşağı görürsün ananın *mını..."
Cebim Delik
Nam-ı Kemal çok zengin bir dul hanımın davetlisi
olarak malikanesine gider.
Kapıda onu karşılayan uşağa paltosunu şapkasını
verir ve diğer davetlilerle birlikte geniş
yuvarlak bir masaya otururlar.
Herkes bir soru sorar yanıtlar verilirken sıra
Nam-ı Kemale gelir ve sorar:
-Elim pantolonumun cebinde, pantolonumun cebi
delik, elimde ne tutuyorum acaba?
Herkes utanmış, evin sahibi bayan kızmış ve
böyle ayıp sorular soramazsınız deyip uşağa
seslenmiş:
-Beyefendinin paltosunu şapkasını ver derhal evi
terketsin.
Nam-ı Kemal "durun yahu demiş elim cebimde,cebim
delik elimde işte bu var" diye anahtarı
gösterince herkes kahkaha ile gülmüş.
aradan uzun bir zaman geçmiş bizimki sıkılmaya
başlamış gitmek istiyor.
soru sırası yine ona gelince aynı soruyu
sormuş.herkes gülerek "anahtar"demiş. Nam-ı
Kemal:
-Bilemediniz deyip,uşağa seslenmiş "oğlum getir
benim şapkamı paltomu"
Terazi
namık kemal ile bir fransız bir gün palan dökene
geziye çıkar şanslarına çığ düşer ve en yakın
mağaraya girerler. çığ mağaranın girişini
kapatmıştır artık.
1 gün 2 gün bunlar açlıktan ölecek hale gelirler
ve kurnaz Nam-ı Kemal akıllı bir fikir atar
ortaya:
- Böyle olmaz aclıktan ölürüz böyle giderse gel
sen benim ağzıma et bende senin der. herkes eşit
miktarda... fransızda okey der. önce fransız
eder 200 gr sıra namık kemale gelmiştir namık
kemal ağzına ederken fransız da bunun pipisi ile
oynar ve namık kemal 2kg sıçar.
fransız itiraz eder sen neden fazla ettin diye
namık kemal'da söz mü yok :
- "kardeşim sende teraziyle oynamasyadın"
Yalan Atma Yarışması
Uluslararası yalan atma yarışmasında üç ülke
finale kalır, Almanya, Fransa ve Türkiye.
Türkiye´yi temsilen de Nam-ık Kemal oradadır.
Jüri yarışma konusunu ortaya atar: "Batan bir
gemidekileri nasıl kurtarırsınız?"
Önce Alman Palavracı dizer yalanları:
- "Ben çok iyi bir yüzücüyümdür.
Gemideki bütün insanları yarım saat gibi kısa
bir sürede gide-gele, gide-gele karaya taşırım."
- "ohaaa" der Fransız ve bu sefer o başlar:
- "Ben de sıçarak büyük bir ada oluştururum ve
insanları o adaya çıkartarak kurtarırım!"
Sıra Nam-ı Kemal'dedir oda okkalı bir yalan
söyler:
- "Bende de öyle bir "şey" var ki onu şöyle
gemiden karaya doğru bir uzattım mı köprü olur
ve bu insanları köprüden geçirir kurtarırım."
- "Çüşşş..." der Fransız, "hiç o kadar büyük şey
olur mu?"
Bizimki cevap verir:
- "Öyle *öte böyle şey!"
Cindy
Nam-ı Kemal, Amerika'dan yurda dönmek üzere
transatlantikte seyehat ederken gemi batar!
Bizimki tahta parçalarına tutunup hayatta
kalmaya çalışırken ilerde canını kurtarmaya
calısan birini görür ve hemen onu kurtarmak için
ona doğru yüzmeye başlar.. ama bir bakar ki
kurtardığı kişi Cindy Crawford'dur.. Neyse
bunlar birlikte ıssız bir adaya cıkarlar...
Cindy hemen atlar: "Sen benim hayatimi
kurtardin, dile benden ne dilersen"
Bizimki mütevazidir "nolacak ya insanlık görevi
bu, önemli değil" der
Cindy ısrar eder ve bizimki dayanamaz ve "tamam
o zaman, bi kere ver" der... işlem tamamlanir
hemen o anda...
Ertesi gün Cindy yine gelir ve "sen benim
hayatımı kurtardın, dile benden ne dilersen"
Nam-ı Kemal için cevap hazırdır "bi kere ver"...
işlem yine tamamlanir hemen...
Artık Cindy her gün günde beş kere bu soruyu
sorar ve bu olay günde bes kere tekrarlanmaya
baslar...
Yine Cindy aynı taleple gelince, Nam-ı Kemal bu
sefer başka bir şey ister: "Tamam, şimdi sen şu
ateşin önüne otur" der ve Cindy'e kömür
tozlarından bir bıyık yapar, sırtına bi ceket
giydirir, basına bir kasket takar ve "şimdi sen
bu şekilde ateşin önünde bana sırtın dönük
şekilde otur" der...
Cindy şaşırır "acaba sapıklastı mı bu, neyse
bakalım ne olacak" der içinden...
Cindy ateşin önünde o şekilde oturmaktadır,
Nam-ı Kemal uzaklaşır ve Cindy'e yaklaşmaya
başlar ve şöyle der: "Ya birader geçen gün gemi
battı, birini kurtardım bir baktım ki Cindy
Crawford'muş, inan ki her gün beş posta, her gün
beş posta"
Bisiklet
Nam-ık Kemal'in aletinin ününü duyan yabancı bir
hatun Türkiye'ye gelir ve Nam-ı Kemal'le
tanışırlar.
Nam-ık Kemal bunu bisikletin ön tarafına oturtur
ve gezip dolaşmaya başlarlar.
Bir süre sonra hatun şöyle der:
"Sen ne biçin Nam-ık Kemal'sin, birde seni öve
öve bitiremediler.
İki saattir dolaşıyoruz ama donsuz olduğumu fark
edemedin."
Nam-ık Kemal hemen cevabı yapıştırır:
"Sen iki saattir neyin üstünde oturduğunun
farkındamısın?"
Kalıp Kalıp
Nam-ı Kemal karısıyla gerdeğe girdiği gün çok
telaşlıymış. Çünkü dalgası iş yapmıyormuş. Bunun
üzerine doktordan bu işe bir çare bulmasını
istemiş. Doktor:
-"Sen şimdilik biberon ve sütle idare et" demiş.
Nam-ı Kemal de bunu uygulamış. Karısı hamile
kalınca. Hastaneye götürmüş. Karısını hemen
doğuma alan doktor Nam-ı Kemal'e bunun nasıl
olduğunu sormuş. Ama Nam-ı Kemal de bilmiyormuş.
İki saat sonra ameliyat bitmiş.
Ve Nam-ı Kemal telaşlı bir şekilde doktora kız
mı oğlan mı diye sormuş.
Doktorda sinirli bir şekilde
-Ne diyon lan o*o*pu çocuğu iki saatten beri
kalıp kalıp peynir çıkıyor.
|
|
|
|
|
|
|