|
|
| SARIŞIN FIKRALARI OKU |
Sevgimiz'e hoşgeldiniz
|
|
Sarışın Fıkraları Komik Sarışın Fıkraları Güzel
Sarışın Fıkraları
Banu Alkan
Afrodit eski model chevrolet marka otomobilini
satmaya karar verir.
Enyakın dostuna bu fikrini söyler.
Yakın dostu Banu Alkana ;
- Banucuğum senin araban 200 bin kilometrede çok
eskimiş kimse almaz demiş.
Üzülen banu alkan ne yapacağım diye dostuna
danışmış. Dostuda ;
- benim tanıdığım bir ustvar git ona kilometreyi
düşürsün .
banu alkan tamirhaneye gider. usta kilometreyi
10 bine düsürür.
aradan bir hafta geçer.
Arkadaşı banu alkana;
- ne oldu hallettin'mi sattınmı demiş.
banu alkanda;
- yok ya vazgeçtim arabam daha 10 bin
kilometrede satarmıyım hiç demiş...
Sarışınlar Barı
Kör bir adam yanlışlıkla Bayanlar Barına girer.
Bara doğru ilerler ve bir içki ısmarlar. Biraz
oturup, içkisini yudumladıktan sonra barmene
seslenir:
Hey, bir sarışın fıkrası duymak ister misin?
Birden bar, bomba düşmüş gibi sessizleşir.
Kör adamın yanında oturan kadın, tok bir sesle:
Hey bayım, der bu fıkrayı anlatmadan önce
bilmeniz gereken beş şey var.
Birincisi, barmen sarışın bir kız.
İkincisi kapı görevlisi sarışın bir kadın.
Üçüncüsü, ben 1.90 boyunda karatede siyah
kuşaklı bir sarışınım.
Dördücüsü, sağınızda oturan kadın profesyonel
bir halterci ve sarışın. B
eşincisi, benim yanımda oturan kadın profesyonel
güreşçi ve sarışın.
Yine de bu fıkrayı anlatmak istiyor musunuz?
Kör adam bir kaç saniye düşünür, sonra başını
sallar: Hayır, hiç sanmıyorum. Beş defa
anlatamam.
Ya da!!
Kadınla kocasının arasında uzun süredir bir
faaliyet yokmuş. Koca ne yaparsa yapsın
karısının ilgisini çekmeyi başaramıyormuş. En
sonunda çareyi karısını bir psikoloğa götürmekte
bulmuş. Psikolog genç ve güzel kadını problemini
cözmek için :
"Anlatın bakalım bir gününüz nasıl geçiyor
"demiş.
Kadıncağız baslamış anlatmaya ...
"Sabahlari işe geç kalmamak için taksiyle
gidiyorum. Fakat yanımda para bulunmadığından
soför " Bayan ya parayı ödersiniz ya da .."
diyor. Mecbur kaldığım için ' ya da ' yı
seçiyorum.
Durum böyle olunca işe gec kalıyorum tabii
Patronu kapıda kaşlarını çatmış beni beklerken
buluyorum. Patron," ise böyle geç gelmeye devam
edersen seni işten atarım ya da .." diyor. Yine
'ya da' yı tercih etmek zorunda kalıyorum.
Akşam eve yorgun argın geldiğimde ev sahibi
kapıya dayanıp kirayı yine bir hafta
geciktirdiğimizi belirterek " ya kirayı hemen
ödersiniz ya da ." diyor. Eee, haliyle 'yada' yı
tercih ediyorum.
Kocam eve geldiğinde de o işi yapacak halim
kalmıyor tahmin edersiniz "
Psikolog kadına bakıyor :
"Hanımefendi tüm bu anlattıklarınızı kocanıza
anlatabilirim ya da..."
Zaten Buda!!
Genç sarışın yüksek ateş şikayetiyle doktora
gider.
Kadın;
- "Dr.bey çok yüksek ateşim var beni muayene
eder misiniz?"
Doktor;
-"Tabi hanımefendi,lütfen şu dereceyi dilinizin
altına koyun"
Kadın;
- "Ama ben dereceyi ağzıma sokamam tiksinirim"
Doktor;"
- O zaman koltuk altınızdan alalım ateşinizi.."
Kadın ;
- Şeyy..doktor bey,oradan da çok gıdıklanırım
Doktor;
- O zaman son çare olarak makat dan ölçeceğiz"
der.
Kadın bunun olabileceğini söyler ve derecenin
koyulması için gerekli olan pozisyonu alır.
Doktor dereceyi yerleştirir ancak sarışın
hatundan bu sefer de bir itiraz yükselir;
- Ama doktor bey dereceyi koyduğunuz yer benim
makatım değil ki"
Doktor;
- Ehm, zaten bu da derece değil.."
3 Sarışın Dedektif Olacakmış.
Üç sarışın, detektif olmak üzere polis
teşkilatına müracaat etmişler. Yapılması icap
eden bir sürü imtihandan birini idare etmek işi
Komiser Kâzıma düşmüş. Komiser Kâzım birinci
kıza beş saniye müddetle bir dosyadan çıkarttığı
bir resmi göstermiş ve;
- Söyle kızım bu bir suçlunun resmi, bu adamın
bariz ne özelliği var? Bunu ileride nasıl
tanırsın?. Kız şöyle bir durmuş ve;
- Çok kolay adam tek gözlü. Komiser Kâzım resme
bakmış ve;
- Kızım bu resim profilden, yani yandan
çekilmiş, tabii tek göz göreceksin. Aynı resmi
ikinci kıza gösterip aynı suali sormuş ve;
- Bana bak diye ilave etmiş, Doğru dürüst bir
cevap ver. İkinci kız;
- Bu adamı tanımak çok kolay çünkü adamın tek
kulağı var. Komiser Kâzım kızım diye bağırmış.
- Bu resim profilden dedik ya adamın suratının
öbür yanını göremiyoruz, Onun için kaç gözü, kaç
kulağı olduğunu bilemeyiz. Kâzım üçüncü kıza;
- Kızım lütfen akıllı bir cevap vermeye çalış,
beni çıldırtma bu adamın bariz özelliği nedir,
bu adamı ileride nasıl tanırsın? diye sormuş.
Kız;
- Bu adam lens takıyor diye cevap vermiş.
Komiser Kâzım şaşkın şaşkın resme bakmış, ama
adamın lens takıp takmadığını bir türlü
anlayamamış. Merak etmiş, adamın dosyasını açıp
okumuş, dosyadaki bilğiye göre hakikaten adam
lens takıyormuş. Komiser Kâzım üçüncü kıza
hayranlık içinde;
- Aferin be kızım doğru bilmişsin, şimdi söyle
bakalım bu adamın lens taktığını resimden nasıl
anlayabildin?. Kız;
- Çok kolay tek gözlü, tek kulaklı bir adamın
gözlük takacak hali yok ya...
Yüzme Dersi
Bir saatten beri suyun içindeydiler. Sarışın
Kiz, kendisine yüzme ögrettigini söyleyen
sevgilisine dayanamayarak sordu :
- Sevgilim... Gerçekten parmagini o delikten
çekersen su alip batar miyim?
>
Alkol Muayenesi
son model üstüaçık arabayı durduran trafik
polisi arabanın sürücüsü olan sonderece güzel
sarişına ehliyet sorar.
sarışın:ehliyetnedir
Ruhsat sorar
sarışın : Ruhsat nedir diye cevap verince
polis merkeze telsizle olayı bildirir
Merkezden cevap: Üstü açık çok lüxs bir arabamı
sürücüsü güzel bir sarışınmı.?
Polisin cevabı : evet
Merkez Polise: Hiç durma Hemen Pantolonunun
Fermuarını indirder.
Polis şaşkınlıkla denileni yapıp pantolonun
fermuarını indirirken.
sarışın isyanla ooof yinemi alkol muayenesi
Sarışınlara Satmıyoruz!
Genc ve güzel sarisin, alisveris merkezinin
beyaz esya reyonuna girer ve saticiya sorar:
- "Su küçük televizyonu almayi düsünüyorum,
fiyati nedir ?"
- "Kusura bakmayin hanimefendi sarisinlara satis
yapmiyoruz.!
Genc kadin sinirlenir, evine gider, sacinin
rengini degistirir ve ertesi gün magazaya geri
gelir, ayni saticiya yaklasir ve:
"Su küçük televizyonu satin almak istiyorum."
der
- "Kusura bakmayin hanimefendi sarisinlara satis
yapmiyoruz !!!!"
Kadin iyice sinirlenmistir
solugu bir kuaforde alir, bu defa köklü bir
degisiklik yapar, hatta makyajindan,göz rengine
o tam bir esmer bombadir artik..
Ayni magazaya gider, ayni saticinin yanidadir
ertesi gun:
- "Su küçük sevimli beyaz renlki televizyon ne
kadar ???"
- "Kusura bakmayin hanimefendi, sarisinlara
satis yapmiyoruz"
- Inanmiyorum, nasil anladiniz sarisin oldugumu,
üç gündür kendimi esmere cevirmek icin
yapmadigim kalmadi!"
- "Hanimefendi 3 gündür satin almaya
calistiginiz sey Mikrodalga firin!"
Evli Gibi!
Soğuk ve karlı bir günde bir işadamıyla sarışın
sekreteri yollarını kaybetmişler ve bir ormanda
kaybolmuşlar.
Bir süre sonrada arabaları bozulmuş ve arabayı
terketmek zorunda kalmışlar.
Zor ve uzun bir yürüyüşten sonra ormanın içinde
bir kulübe bulmuşlar ve kendilerini hemen bu
kulübenin içine atmışlar.
Kulübede bir yatak, bir uyku tulumu ve bir
sürüde battaniye olduğunu görürmüşler.
Adam bir centilmen olarak sekretere onun yatakta
yatabileceğini söylemiş ve kendide uyku tulumu
alıp yere yatmış.
Adam yattıktan birkaç dakika sonra sarışından
bir ses gelmiş;
- Efendim, ben çok üşüyorum .
Adam tulumun fermuarını açmış ve kalkıp sarışına
bir battaniye vermiş ve sonra yine yatmış.
Tam uyumak üzereyken sarışın yine;
- Efendim, ben hala çok üşüyorum demiş.
Adam yine fermuarını açmış, kalkmış ve sarışına
bir battaniye daha vermiş.
Sonra aynı sakinlikle uyku tulumunun içine
girip, fermuarı çekmiş.
Tam uykuya dalacağı sırada sarışın yine,
- Efendim, ama ben çook üşüyorum . demiş.
Adam sarışına dönüp;
- Burası ıssız bir yer Ne olduğunu kimse görmez.
İstiyorsan bir geceliğine karı-koca gibi
davranabiliriz demiş.
Sarışın cilvelenerek;
- Tabii efendim siz nasıl isterseniz demiş.
Bunun üzerine adam avazı çıktığı kadar bağırmış,
- Öyleyse kalk ve kahrolası battaniyeyi kendin
al ...
Halim Yok!
Genç bir sanatçı adayı kız, doktoruna telefon
açıp aldığı randevuya gelemiyeceğini söyledi.
Doktor sordu: -"Neden çok mu hastasınız?"
-"Yoo değilim. Yalnız bugün bir prodüktöre gidip
bir rol istedim. Sonra terzime gittim. Daha
sonra ev sahibiyle kira meselesini tartıştık.
Kısacası doktor bey, bir defa daha soyunacak
halim yok!"
Esmer Kızıl ve Sarışın
Bir sarısın, bir kızıl ve bir esmer kız yanmakta
olan bir binanın çatısında mahsur kalmışlar.
itfaiye hemen olay mahalline gelmiş, gerekli
cihazları cıkarmışlar.Catıdan atlayanları tutmak
icin yanlarında getirdikleri carşafı tuttuktan
sonra, çatıya doğru seslenmişler;
"Atla. Bu tek sanşımız".
Esmer olan kız çatının kenarına kadar gelmiş ve
kendisini aşağıya bırakmış. Tam çarşafa
gelirken, itfaiyeciler birden çarşafı kenara
çekmişler. Esmer kız domates salçası gibi yere
yapışmış.
Itfaiyeciler tekrar catıya seslenmişler;
"Hadi atla. Yoksa kurtulamayacaksın." Kızıl
saçlı aşağıya bağırmış;
"Atlamam. Biraz once yaptığınız gibi çarşafı
çekersiniz siz".
İtfaiyeciler; "Hayır, çekmeyiz. Biz sadece
esmerler icin bunu yaparız". Boyle söylenince,
kızıl saçlı da kendisini çatıdan aşagıya
bırakmış. Itfaiyeciler esmer kızda oldugu gibi
yine aniden çarşafı kenara çekince, kızıl saclı
da elmalı kek gibi yere serilmiş.
Çatıda sadece sarışın kalmış. itfaiyeciler daha
once de yaptıkları gibi;
"Atla, atla. Yoksa yanarak oleceksin".
Sarışın; "Kesinlikle atlamam. İki arkadaşım
atladığında çarşafı çektiniz. Ben atlarken de
çekersiniz".
itfaiyeciler; "Kesinlikle cekmeyecegiz. Söz
veriyoruz".
Sarışın kız; "Bakın, sizin çarşafı
çekmeyeceğinize güvenemiyorum. şimdi çarşafı
yere bırakın ve etrafından çekilin...
Çabuk Ol!
2 tane sarisin alisveristen sonra arabalarinin
yanina geldiler. Sarisinlardan biri anahtarlari
aramaktadir, ama bir turlu bulamaz
Bu arada yagmur yagmaya baslar. Diger sarisin
anahtari arayan
sarina: - Cabuk ol, yagmur yagiyor, daha
arabanin ustu acik.
Doktor
Sarışın yanmış iki kulağıyla doktora gider.
Doktor;
- Kulaklarına ne oldu .
sarışın;
- Ütü yapıyordum ve telefon çaldı. Ben de
telefon diye ütüyü koydum kulağıma .
Doktor;
- Peki öteki kulağına ne oldu? .
sarışın;
- Lanet olası tekrar aradı
Hainsin!
Günün birinde İstanbul’da sarışının biri
hayattan o kadar bezmiş ki kendini boğazın soğuk
sularına bırakarak hayatına son vermeye karar
vermiş.
Boğaziçi köprüsünden geçerken arabasını
durdurmuş, bariyerlere çıkmış ve titreyerek az
sonra kendisini bu çekilmez hayattan kurtaracak
olan sulara baka baka ağlarken yanına genç ve
yakışıklı bir genç gelmiş.
Genç ona acımış ve sarışının ellerini tutup
"Bak, yasaman için çok neden var.Yarın sabah
gemim Amerika'ya gitmek üzere demir alacak. Eğer
istersen, seni de çaktırmadan gemiye alıp
saklayabilirim. Sana hem yemek getiririm hem de
sana çok iyi bakarım." demiş.
Sarışın bakmış kaybedecek bir şey yok; belki de
Amerika'ya gidip yeni bir başlangıç yaparım
umuduyla denizcinin teklifini kabul etmiş. O
akşam denizci genç onu gemiye almış ve
filikalardan birine saklamış.Her gece sarışına
üç sandviç ve bir meyve getiriyormuş, sonra da
sabaha kadar sevişiyorlarmış.
Bir kaç gün sonra, kaptan rutin kontrolleri
sırasında sarışına rastlamış.Orada ne aradığını
sormuş. Sarışın da "Ben bu gemideki
denizcilerden biriyle anlaştım. O bana her gün
yemek getiriyor ve Amerika'ya gitmemi sağlıyor.
Ben de onun benimle sevişmesine izin veriyorum."
demiş.
Kaptan,
"Seninle seviştiği kesin küçük hanım da .... Bu
Kadıköy-Beşiktaş vapuru".
Bilezik
Bahri ve Ziya Bey’ler bacanak olup, Rana ve
Hülya adında sarışın iki kız kardeşle
evlidirler.
Beraber bir içki aleminde Bahri Bey, Ziya Bey’e:
- Var mısın bizim sarışınları bu akşam bir zeka
testine tâbi tutalım?
- Varım hem biraz eğlenmiş oluruz ve de kazanana
bir burma bilezik hediye edelim.
Hanımlar da rıza gösterince Bahri Bey şöyle
matrak bir soru sorar;
- Napolyon; para artı cesaret artı enerji
eşittir zafer dediği halde niye harbi kaybetti?
Cevap Hülya Hanımdan gelir;
- Sürtünme kuvvetini hesaba katmamıştı da ondan.
Bu hazır cevap hepsinin çok hoşuna gider ve onu
galip ilan ederler.
Karısını ilk tebrik eden Bahri Bey olur;
- Afferin karıcığım bir de sarışınlarla alay
ederler, manşallah cin gibisin, burma bileziği
hak ettin.
- Ama kocacığım ben burma bilezik istemem
- Niçin karıcığım?
- Burulmuş bileziği bileğime nasıl geçiririm?
Pinokyo
Ateşli bir aşk gecesinden sonra, Pinokyo nun kız
arkadaşı şikayet etmiş;
- Bir daha seninle sevişmeyeceğim fena halde
tahriş ediyorsun İçime kıymıkların saplanıyor .
Pinokyo doğru babası Gepetto ya koşmuş.
- Bir çare bulmazsan derdime hiç kız arkadaşım
kalmayacak demiş.
Gebetto;
- Çare basit sana sadece bir parça zımpara
kağıdı lazım .
Aradan birkaç hafta geçmiş. Gepetto Baba Pinokyo
ya rastlamış yolda.
- Nasıl gidiyor kızlarla hayat şimdi? diye
sormuş.
Pinokyo;
- Kızlar mı? kızlara ihtiyacı olan kim?
Sarışın ve At
Kahraman görevli Sarışın bir gün ata binmeye
karar veriyor. Daha önceden hiç ders almamasına
rağmen yardım istemeden sıçrayarak atın üstüne
çıkmayı başarıyor. Ancak atın üstüne çıktığı
anda at harekete geçiyor ve hızlanarak yola
koyuluyor.
Biraz ürken sarışın atın boynuna sıkıca
tutunuyor. Bu arada at biraz daha huysuzlanarak
üstündekini atacakmış gibi çırpınmaya başlıyor.
Sarışın atın altına doğru kayarken can havli ile
atın yelesine tutunuyor.
Bir eli yelede bir ayağı üzengide yere deşecek
gibi hızla hareket eden atın altında durmaya
çalışırken, lunaparkın kahraman görevlisi
gelerek atlı karıncayı durduruyor...
Loto kazanmak için
Brandi adında sarışın bir iş kadınının işleri
çok kötü gidiyormuş.
İflas edince yardım için Tanrıya başvurmaya
karar vermiş. Gece yatmadan başlamış duaya;
"Tanrım, iflas ettim ve işyerimi kaybettim. Eğer
yakın zamanda elime para geçmezse evimi de
laybedeceğim.
Lütfen Lotoyu kazanmamı sağla."
Ertesi gün o haftanın loto çekilişi yapılmış ve
başka biri kazanmış.
Yine bir loto çekilişi öncesinde kadın yine dua
etmiş
;"Tanrım, işyerimi kaybettim, evim, kaybettim,
eğer yakın zamanda elime para geçmezse arabamı
da kaybedeceğim.
Lüften yarınki lotoyu kazanmamı sağla." Ertesi
gün lotoyu yine bir başkası kazanmış.
Sonraki loto arefesinde kadın yine dua etmeye
başlamış;"
Tanrım, beni neden unuttun?
İşyerimi, evimi, arabamı kaybettim, çok zor
durumdayım,
lütfen, lütfen bu seferki lotoyu kazanmamı sağla
da işlerimi yoluna koyayım."
Birdenbire ortalık ilahi bir beyaz ışıkla
aydınlanırken gök aralanmış ve Tanrı seslenmiş:
- Brandi kızım, Lotoyu kazanmak için önce Loto
bileti alman lazım...
Sarışın Öğretmen
Sarışının biri ilkokul öğretmeni olarak staja
başlar, çok heveslidir.
Bir gün teneffüs sırasında bütün çocuklar futbol
oynarken bir çocuğun oyun alanının sonunda
kenarda durduğunu görür. Çocuğun iyi olup
olmadığını öğrenmek üzere yanına yaklaşır ve
çocuk bir sorununun olmadığını söyler. Bir süre
sonra sarışın çocuğun yine tek başına aynı yerde
durduğunu görür, içi rahat etmez ve tekrar
çocuğa yaklaşarak;
- Senin arkadaşın olmamı istermisin? diye sorar,
çocuk pek hevesli olmamakla birlikte;
- tamam der.
İlerleme kaydettiğini düşünen sarışın öğretmen;
- Bütün çocuklar topun peşinde koşturup
oynarlarken sen neden burada duruyorsun? .
Afallayan çocuk hayretle cevap verir;
- Çünkü ben kaleciyim ...
Temel ve Sarışın
Trafik polisi Temel sarisin bir bayan sürücüyü
durdurur ve ehliyetini sorar. Kadin çantasini
kucagina alip aramaya baslar; ancak uzun süre
geçmesine ragmen bir türlü aradigi seyi bulamaz.
Temel beklemekten bunalir ve sabirsiz bir
ifadeyle kadina söylenir:
-"Hanimfendi, aradiginizi bulamadiginiz
anlasiliyor. Üzerinde kendi resminizin oldugu
seyi göstereceksiniz, acele edin lütfen."
Kadin bu uyari üzerine telaslanir ve kisa bir
süre sonra "hah buldum" diye sevinçle çiglik
atip çantasindaki makyaj aynasini Temel'e
uzatir.
Temel aynayi ciddiyetle inceler ve kadina dönüp
kibar bir ifadeyle konusur:
-"Buyrun belgenizi hanimefendi. Özür dilerim,
polis oldugunuzu söyleseydiniz durdurmazdim..."
Sarışın Banka Soyarsa
Sarışın ile esmer de, köşeyi kolay dönmek için
banka soymaya karar vermişler. Esmer bütün gece
oturup plan yapmış.
Sabah masanın üzerine kağıtları sermiş, soygunu
tüm ayrıntıları ile sarışına anlatmış:
- "İyi anladın değil mi ?" diye de sormuş.
"Burası küçük bir semt bankası. Bir tek güvenlik
görevlisi var. İşi üç dakikada bitirirsin, ben
seni arabada bekleyeceğim."
Binmişler arabaya, gitmişler bankaya. Esmer
motoru çalışır tutarak direksiyonda beklerken,
sarışın bankaya girmiş.
5 dk. geçmis. 10 dk. geçmis. 15 dk. geçmiş.
Esmer korkmaya baslamış. Tam gaza basıp kaçmaya
karar vermişken, bankanın kapısı büyük bir
gümbürtüyle sonuna kadar açılmış.
Önde sarışın elinde bir ip. İpin ucuna kasa
baglanmış, sürükleye sürükleye arabaya koşmaya
çalışıyor.
Arkasından güvenlik görevlisi "DUR" diye
bağırarak ateş ediyor. Ama koşamıyor çünkü
pantolonu ve iç çamaşırı dizlerinden aşağıya
inmiş.
Sarışın arabaya atlamış. Esmer gaza basmış ve
öfkeyle seslenmiş:
- "Bir de bana planı tam anladığını söylemiştin
!.. "
- "Anladim tabii..."
- "Ben sana GÜVENLİK GÖREVLİSİNİ BAĞLA, KASAYI
BOŞALT demistim gerzek"
Gerçek Sarışın :)
CASINODA iki görevli sıkıntıdan patlamış bir
şekilde barbut masasında
dikiliyorlarmış...
Derken içeri fıstık gibi bir sarışın girmiş,
masaya 10 bin dolar koymuş
vee;
Baylar, umarım sizin için sorun olmaz ama, ben
çıplakken kendimi daha
şanslı hissediyorum diyerek oracıkta çırılçıplak
soyunmuş...
Sonra elindeki zara öpücük kondurmuş ve;
Haydi tatlım, bana yeni kıyafetler lazım diye,
zarı fırlatmış...
Ve, Evet!.. Evet!.., Kazandım!.. diye, sevinç
çığlıkları atarak iki
adama sarılıp öpmüş, kıyafetlerini toplamış,
masadaki bütün paraları almış
ve koşa koşa gitmiş...
İki adam da bakakalmışlar... Biri vaovv demiş,
ne kadındı be... peki kaç atmıştı?
Öteki cevap vermiş; Bilmeem...
Yakından bakayım
Sarisin bomba partinin en önemli kisisi oluverdi
birden.
Hemen tüm erkekler etrafina toplaniverdiler.
Kösede bir kadin kocasinin kulagina fisildadi:
"Anlamiyorum, erkekler onda ne buluyorlar?"
Adam : "Ben de..." "Gidip bir yakindan bakayim."
şöför kız
adam bir gün bir taksiye binmiş taksi şöförü
bayanmış kadın sormuş;
nereye gideceksiniz?
adam ise;
bu gecenin hiç bitmeyeceği bir yola demiş
Oje
Irza geçme davasında yargıç, davacı Sarışın
kadına sorar:
- Sanık üzerinize atıldı, elbiselerinizi yırttı
ve şiddetle size saldırdı peki, kendinizi hiç
savunmayı denemediniz mi? .
Kadın:
- Onu yapamadım sayın yargıç, tırnaklarımın
ojesi henüz kurumamıştı |
|
|
|
|
|
|