|
|
| TEMEL FIKRALARI OKU |
Sevgimiz'e hoşgeldiniz
|
|
Temel Fıkraları Komik temel Fıkraları
Karadeniz temel Fıkraları
Temel ve Maymun
Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş.
Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot
adayı olarak seçilmiş.
Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3
aylik ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot
olabilmiş.
Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla
birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış.
Atmosfer aşıldıktan sonra Temel'in ilk işi ;
kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları
açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını
okumak olmuş.
Maymunun görevleri : "Yerküre ile bağlantıyı
sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir
yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki
hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini
aşağıya bildirmek; yakıt harcamasını ve
motorların sırasını belirlemek..." diye devam
ederken ;
okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını
açmış : "Maymunu iyi besle!"
Küçük Abdest
Temel dut gibi sarhoştur...küçük aptesti de
gelince meyhanenin tuvaletine gider...tuvalette
yanındakilere sorar:
" Ula uşaklar benim elimde bir şey görüyor
musunuz?"
"Hayır..."
"Desenize ben Küçük Abdestimi Donuma yapayrumm
Espiri
Dursun temele sormuş:
- uşağum oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyebilirsun?
Temel : 100 tane yerum valla...
Dursun : hadi oradan yesen yesen 1 tane yersun
geriye kalan 99 hamsiyi oruçsuz yersun.
bu espiri Temelin acayip hoşuna gitmiş.
Yolda Cemali görmüş ve hemen sormuş: uşağum
oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyebilursun?
Cemal : Eelli tane yerum ben...
Temel : Tüh be uşağum 100 deseydun sana müthiş
bir espiri yapacaktum...
Doğanın Dengesi
Temel ormanda ağaç kesiyormuş, o sırada
çevreciler de ormanda yürüyüşe çıkmışlar,
Temel'i bu vaziyette görünce bir güzel
pataklamışlar.
Temel üstü başı perişan halde köye dönerken
Dursun a rastlamış,
Dursun ;
- Ula Temel bu ne hal böyle? diye sormuş,
Temel de anlatmış;
- Ormanda ağaç keseydum, birden kalabaluk pir
grup Doğan'ın yengesini bozmişum diye dövdü
peni, halbuki ne Doğan'ı taniyruuum, ne de
yengesuni..
Yılan temel
Yılan Temel, arkadaşı yılana sormuş:
- Haçan, biz zehirli yilan miyuk?
- Heee, neoldu ki?
- Dilimi ısırdum da =)
Temel ve Elma
Din dersinde hoca Temele sordu:
"söyle bakalım Temel...Adem ile Havva ne zamana
kadar cennette kaldılar?"
Temel gayet sakin:
"Sonbahar'a kadar..."
Hoca şaşırır:
"Ne alakası var Temel?"
"Mantık bunu gerektirir hocam...Çünkü elmalar
sonbaharda olgunlaşır..."
Sol Sinyal
Temel arabası ile Taksim Meydanında dönüp
duruyordu.
Aynı trafikçinin önünden beşinci defa geçerken,
polis de merak etti ve Temel'i durdurup sordu:
- Bir yeri mi arıyorsunuz? Niye meydanın
etrafında dönüp duruyorsunuz?
Temel:
- Sol sinyal takıldı da..
Ben Ne Yapıyorum
Bizim Temel’le Dursun Almanya’da bir gün
arabayla gezmeye çıkarlar... Tabii otobandan
giderken alışmışlar burda suratli gitmeye.
Dursun tahrik eder:
- Ula bas kaza nerdeyse at arabasi bize
yetişecek.
Temel bu durur mu. Hız sınırını çoktan aşmıştır.
Birden yoldan çıkıp yokuştan aşağı ağaçların
arasına paldur küldür giderken Dursun atılır:
- Ula ne oldi eyi giderken birden sallanmaya
başladuk.
Temel heyecanla:
- Ula Dursun, sorma önüme bi köpek çikti...
Dursun:
- Ula uşağum ezseydun oni da geçseydun...
Temel:
- Ula ben neye uğraşıyorum zannedeysun...
Tavuk Kızartma
Bizim Temel karakolda başkomiserdir.
Bir gün bir kadın gelir:
- Komiser bey komiser bey! Kocama tavuklu
bezelye yapacaktım Ben onu haşlayana kadar
kocamı markete bezelye almaya gönderdim. Gidiş o
gidiş gelmedi... Ben ne yapacağım?
Komiser Temel kadına hiç bakmadan:
- En eyisi siz o tavuğu kizartma yapin.
temel ve Kaynanası
Temel bir gün kahveye girmiş. Üstü başı
yırtıkmış. Ne oldu diye sormuşlar.
-Temel: "Kaynanamı gömdük."diye cevap vermiş.
- Kahvedekiler: "İyi de bu halin ne?"
-Temel: "Biraz direndi de."
Maske
Dursun Temel'e sorar:
"Doktorlar ameliyatta niçin maske takarlar?"
Temel bilgiç bir edayla:
"Niye olacak...Yanlış ameliyat ettikleri hasta
tanımasın diye..."
YAVAŞLA
Temel otobanda köklemiş gazı, gidiyor.
Bakmış bir tabela: "YAVAŞLA 80 km." Hızını o an
80'e indirmiş Temel.
Az sonra bir tabela daha: "YAVAŞLA 60 km." Temel
60'a inmiş.
Merakla giderken yeniden bir tabela: "YAVAŞLA
40." - "Yolda çalışma var galiba!" deyip 40'a
düşürmüş hızını.
Epeyce sonra yine bir tabela: "YAVAŞLA 15 km."
Talimata uyarak 15 km.'ye düşmüş Temel.
Yolun en sağından tıngır mıngır gidiyor. Ama
meraktan da çatlayacak.
Uflaya puflaya bir saat daha gittikten sonra
yeni bir tabela görmüş:
"YAVAŞLA'YA HOŞ GELDİNİZ, NÜFUS: 2500"
Fadime Feminist Olursa
Dünya Feministler Kongresinde konuşmacılar görüş
belirtmektedir. Amerikalı bir hanım şöyle der:
- Ben iyi bir şirketin genel müdürüyüm. Artık
alışveriş yapmaktan bıktım. Kocama "bundan sonra
alışverişleri sen yap" dedim. Baktım, birinci
gün oralı olmadı, ikinci gün oralı olmadı,
üçüncü gün yaptı...
Alman konuşmacı:
- Ben iyi bir şirkette üst düzey yöneticiyim.
Bir gün kocama "ben artık bulaşıkla
ilgilenmekten bıktım, biraz da sen yıka" dedim.
Birinci gün yapmadı, ikinci gün yapmadı, baktım
üçüncü gün yapmış...
Fadime kürsüye çıkmış:
- Ben kendimi bildim bileli temizlikçiyim. Geçen
gün Temel'e "ben artık çamaşır yıkamaktan
mahvoldum, biraz da sen yıka" dedim. Birinci gün
göremedim, ikinci gün göremedim, üçüncü gün
gözüm yavaş yavaş görmeye başladı...
Şarap
Temel çok para kazanmış. Ailece lüks bir
lokantaya gitmişler. En pahalı şarabı seçip
ısmarlamış.
- Garson Hangi yıl tercih ederdiniz, diye
sorunca,
- Temel Pi mahzuru yoksa hemen isteyrum.
kel temel
Dursun Temel'ine zaman görse onun kel kafasına
takılırmış...
Yinae bir gün Dursun Temel'lın kelını okşayarak
:
"Tıpkı benim hatunun poposuna benzıyor...
" Bu duruma artık tahamül edemeyen Temel eliyle
kel kafasını elleyerek:
"Dogru söylüyorsun tıpkı karının poposu gibi..."
tekrar Deneyin
Temel ile Dursun promosyonlu meşrubat alırlar.
Meşrubatı açan Temel hemen kapağa bakar:
- "Tekrar deneyin." Kapağı kapatıp yeniden açar
ve okur:
- "Tekrar deneyin."
En sonunda sinirlenen Temel:
- "Ula Tursun. Ha punlar pizi kandıriy!
İki saattir deneyrum hala pi şey çıkmadi."
Kaplumbağa Temel
Dört kaplumbağa, pikniğe çıkmaya karar vermiş.
Erzakları hazırlayıp; bir yıl, iki yıl, beş, on
yıl derken, otuz yıl sonra piknik yerine
varmışlar. Gazozları, yiyecekleri, herşeyi
ortaya çıkarmışlar. Bir bakmışlar gazoz açacağı
yok. Tek çözüm, birinin eve gidip açacağı alıp
gelmesi. Görev, içlerinde en küçük kaplumbağa
olan Temel'e düşmüş. Genç kaplumbağa:
- Ben gelene kadar buradaki yiyeceklere
dokunmazsanız giderim...
Diğerleri bunu kabul etmiş. Temel, yola çıkmış;
bir,iki, on, yirmi yıl geçmiş. Bu arada, yaşlı
kaplumbağalardan biri fenalaşmış. Arkadaşları ne
yapsa faydasız, son bir dileği olup olmadığını
sormuşlar:
- Gerçi genç kaplumbağaya söz verdik ama,
şuradaki sarmalardan bir tanesini yesem olur
mu?...
- Elbette...
Diyerek, sarmalardan birini vermişler. Tam
ağzına atacağı sırada, genç Temel, çalıların
arasından fırlamış:
- Gitmiyorum işte, gitmiyorum...
Siyah beyaz Kadın
Temel ve dursun yaz tatillerinde Antarktika'ya
gitmeye karar vermişler. Uzun bir yolculuktan
sonra buzlar diyarına varmışlar. Bir rehber
bulamadıklarından kendileri gezmişler uzun buz
ovalarını. ertesi sabah bir rehberle anlaşarak
kıtanın en güzel yerlerini rehber eşliğinde
gezip merak ettiklerini soruyorlarmış. Bir ara
Temel rehbere seslenerek
- " Pardon burada hiç beyaz kadın var mı ? "
diye sormuş,
- Rehber "Tabiî ki var, buradaki kadınların
yüzde doksanı beyazdır" demiş.
- "Peki siyah kadın var mi?"
- "Eh bir kaç tane var bu civarda"
- "Pekİ siyah beyaz kadın var mı" rehber son
derece şaşkın bir şekilde
- "Tabiî ki hayır ben hiçbir yerde rastlamadım
böyle kadına" Cevaptan hiç de hoşnut kalmayan
Temel Dursun'a dönerek
- " Ula dursun yoksa dün akşamkiler penguen
miydi?????".
Temel ve Karıncalar
Temel bir gun otele girmiş tabi yanında da
fransızla alman da varmış otelde üç oda varmı?.
Fransız 1. katı, alman 2. katı, temel de 3 katı
seçmişler.
Gece olmuş herkes yatmış. Sabah kalkınca her kes
sormaya baslamış gecen nasıl gecti?
fansız ; sivrisinekler her tarafımı yedi bitirdi
demiş.
alman ; örümcekler çok fena ısırıyor demiş
Sıra temel'e gelmiş,
Temel : Ula Karuncanin Birini Öldürdüm hepsi
cenaze Törenine Gitti Demiş :D
Başka Asker Yokmu ?
Yeni asker olan Temel'e komutanı sormuş:
- "Savaşta siperdesin, sağ taraftan düşman
askeri geldiğini gördün. Peki ne yaparsın?
Temel heyecanla cevap verir:
- "Hemen çevirir silahımı üzerlerine ateş açarım
komutanım.
Komutan tekrar sormuş.
- "Peki, karşıdan geliyorsa?"
- "Karşıya ateş açarım, komutanım."
- "Arkadan geliyorsa?" deyince komutan,
Temel dayanamamış:
- "Komutanım, bu ordunun benden başka askeri yok
mu?"
Geçim Çaresi
Siyasiler boş yere kavga ederse ekonomi de
vatandaşa kalır... Temel, Dursun ve İdris’in
parasızlıkları canlarına tak eder. Bir taraftan
işsizlik bir taraftan geleceği kapkara bir
siyaset... Ekonomi ve enflasyonu bırakan
siyasiler devamlı kavga ederler...
Bunlar da oturur geleceğimizi, yani ekonomi,
işsizlik nasıl çözülür onu tartışırlar. İdris
söz alır:
- Uşaklar ben en hızlı kalkunmanun yolini
buldum... Bi uçak filosu yolliyalum. New York’i
bombaliyalum... Sora da Amerika bize atom atar.
Teslim oluruk. Sora da Japonya gibi çikaruk
ortaya aha zengin oldun...
Dursun atılır:
- Ula daha kolayi varken öyle niye edeyruk... En
iyisi Amerika’ya savaş ilan edelum Beşinci Filo
oriya çıkarma yapar... Savaşı kaybederuk...
Ardından Almanya gibi ortaya çikaruk aha
zenginsun. Sonunda Temel atılır, kafasını kaşır
ve:
- Ula uşaklar ya savaşi biz kazanursak, oni hiç
hesap etmedunuz...
Uçak ve temel
Temel Londra'ya uçakla seyahat ediyormuş. Uçakta
her şey normal iken birden pilotun sesi
duyulmuş:
- "Sayın yolcular, uçağımızdaki 4 motordan bir
tanesi bozuldu, ama biz 3 motorla rahat iniş
yapabiliriz" Neyse rahatlar herkes. 15 dakika
sonra bir anons daha:
- "Sayın yolcular maalesef 1 motorumuz daha
bozuldu ama biz 2 motorla inişi yapacağız"
Herkes rahat ama bir anons daha gelmesinden
korkmaktadır. 20 dakika sonra bir anons daha
gelir:
-"Sayın yolcularımız 2 motordan biri daha
bozuldu ama biz en iyisiyiz ve 1 motorla inişi
size garanti ediyoruz" Herkes ohh çeker
rahatlar. Temel ise panik içinde:
- "Uyy bu motorda bozulursa havada kalacağuz"
İtfaiyeci Temel
Temelle Dursun iş için Amerikaya gider ve
Itfaiyeci olur.
Birgün Evde bir Yangın çıkar bunlar oraya gider.
Dursun Evin Üçüncü Katından balkondan İlk Çocuğu
atar
Temel tutar yere koyar,Ikinci Çocuğu atar
ama Üçüncü Zenci Çocuğu atar Temel bir adım geri
çekilir yere atar
sonra aşağıdan Dursuna bağrır:
"Ula Dursun yanmışları değil yanmamışları
atsana...!"
Ehliyet
Temel araba sürerken kırmızı ışıkta geçmiş.Tabii
bunu gören polis temeli durdurmuş.
Polis:
- "Ehliyet ve ruhsat beyfendi!"
Temel:
- "Verdunuzda mi isteysunuz.."
Vergi
Bizim Temel uluslararası ekonomi toplantısına
katılır... Devletin topladığı vergi dağılımını
tartışırlar... Konuşmacılardan biri Amerikalı,
biri Avrupalı, biri de Temel.. Ortaya bir fikir
atılır... Halktan toplanan vergiler nasıl
dağılım yapılacak. Amerikan vatandaşı söz alır:
-Bizim Amerika’da önce yere bir çizgi çizeriz ve
sonra topladığımız vergileri havaya atarız...
Çizginin soluna düşen paraları halka hizmet
olarak geri veririz, sağ tarafta kalan devlete
kalır, yatırım yaparız...
Derken Avrupalı söz alır ve:
- Bizim Avrupa’da başka ama ona benzer bir
uygulama yaparız... Önce yere bir daire
çizeriz... Halktan toplanan vergileri havaya
atarız. Dairenin dışında kalan halka hizmet
olarak geri döner, dairenin içine düşenleri
devlet harcamalarına kullanırız...
Sıra bizim Temel’e gelir ve başlar anlatmaya:
-Ula uşaklar ne güzel anlattunuz. Keşke bizda
sizun çirkefluklerunuzi değil da habu
çalışkanluğunuzi alsak... İnanun bizum öyle bir
uygulamamız yok... Bizde daha kısa oluyi... Bi
kere öyle yere çizgi çizmezuk... Bizde hükümet
halktan toplar vergileri... Atar havaya. Yere
düşenleri kendilerine harcama yaparlar... Havaya
kalanlar halka hizmet olarak geri döner...
Parmak
Temel oğluna parmakların isimlerini
öğretiyormuş.
"Bak uşağum bu baş, bu işaret, bu orta, bu yüzük
ve buda serçe parmak.
Anladınmı?"
oğlu kafasını sallayarak hayır demiş.
Temel bir kez daha anlatmış ve tekrar sormuş "
anladın mı uşağum?"
Çocuk tekrar hayır demiş.
Bir daha, bir daha derken en sonunda çocuk
anladım deyince,
Temel elini sallayarak "bak bakalım bir de
karıştırarak sorayım" demiş...
Neydin ne Oldun
Temel ile Dursun güzel bir bahar gününde köyün
yüksek bir tepesine çikmislar. Manzaranin
keyfini çikarirken
birden Temel’in gözü içerisinde ineklerin
otladigi köyün mezarligina ilismis. Dursun’a
dönmüs ve:
- Ula Tursun! Sende pirgün öleceksun, sonra seni
aha
su mezarluga gömeceguz. Orada topraga
karisacaksun.
Sonra ot olarak yeniden büyüyeceksun. Sonra seni
su inek yiyecek.
Sonra da seni sçacak.
Bende o pokun yanuna gidecegum ve diyecegum ki
"Ula Tursun!!
Neydiiin ne oldin?"
Tabii Dursun önce ne diyecegini sasirmis. Sonra
o da Temel’e
dönmüş:
- Ula Temel sende pirgün öleceksun. Seni aha su
mezarluga gömeceguz. Orada sende toprak
olacaksun.
Sonra ot olarak püyüyeceksun. Sonra seni su
inekler yiyecek. Sonra
seni sçacaklar.
Bende o pokun yanuna gidecegum ve diyecegum ki:
"Ula Temel! Sen hic degismeyeceksun!!
Golf
İngiliz, Fransız ve Laz gene beraberler..
İngiliz
- Golf için bir sopa, bir top ve bir delik
gerekir, bende bir sopa var der.
Fransız:
- Bende de bir top var der.
Temel:
- Ben oynamıyorum.
Fadime 'den E - Posta
Şubat ayının soğuk günlerinde, ikisi de
Amerika'nın değişik bölgelerinde, ayrı ayrı iş
gezilerinde olan Dursun'la karısı, Florida'da
buluşup yaz sıcaklarının yaşandığı bu bölgede,
bir kaç gün geçirmeye karar verirler.
Eşi, Dursun'dan önce gider Florida'ya ve ertesi
gün için Dursun'a da yer ayırttıktan sonra, ona
bir e-posta gönderir. Fakat mesaj, adreste bir
harfi yanlış yazdığı için, Dursun yerine, bir
gün önce karısı ölen Temel'e gider. Yaşı da
epeyce ilerlemiş bulunan Temel, bilgisayar
ekranında mesajı okuyunca, korkunç bir çığlık
atar ve düşüp bayılır. Zaten çok üzgün olan
Temel'in bu çığlığı üzerine ev halkı odaya dolar
ve herkes yerde yatan Temel'e yardım için
koşuşturmaya başlar.
Temel, bir süre sonra kendine gelir ve niçin
çığlık attığını soranlara, bilgisayar ekranını
gösterir:
"Sevgili Kocacığım,
Bugün, buraya ulaşır ulaşmaz, önce yarın senin
gelişinle ilgili tüm işlemleri tamamladım, sonra
da bana ayrılan yerime yerleştim. Burası
gerçekten de dedikleri gibi çok sıcak... Seni
dört gözle bekliyorum..." (Karın)
Tükürük Şampiyonu
Temel Almanya'ya işçi olarak çalışmaya gider.
Uçaktaki koltuğunun hemen yanında dünya tükürük
şampiyonu oturmaktadır. Adam bir tükürür ve
tükürük Temelin kulağının yanından mermi gibi
geçer.
- Adam: "Ben 96 olimpiyatları dünya şampiyonu
Almanya'dan Hans" der. Temel tabi şaşırır. Bir
müddet sonra adam bir daha tükürür ve tükürük
Temelin kafasını sıyırarak gider.
-H ans: "Ben 2000 dünya tükürük şampiyonu
hans"der. Temel artık dayanamaz ve Hans'ın
suratının ortasına tükürür.
-Temel: "Daha acemiyim." der.
Temel Düşmüş
TEMEL,APARTMANDAN AŞAĞIYA DÜŞMÜŞ..
MERAKLI KALABALIK HEMENN BAŞINA TOPLANMIŞ,
KALABALIKTAN BİRİ TEMEL'E : BİŞEYİN VARMI ? ,NE
OLDU DEMİŞŞ, ?
TEMEL : BİLMİYORUM BENDE YENİ GELDİM DEMİŞ :D
Baska Kimse Yokmu
Temel, bir gün tarlasından eve dönmektedir.
Karadeniz bölgesinin sarp arazisindeki patikada
ilerlerken, birden ayağı kayar ve yüzlerce metre
derinlikteki uçuruma yuvarlanır. Can havliyle,
uçurumdaki bir ağacın dalına tutunur. Aşağıya
bakar, metrelerce derinlikte ve dibinde de sivri
kayalar. Belki duyan olur da kurtarmaya gelir
diye avazı çıktığı kadar bağırır:
- Çimse yok miiii!
Bir kaç kere daha bağırır. Sonunda, ta
yukarılardan, gökten bir ses duyar:
- Ey kulum Temel! Düşüp ölsen ne var ki? Seni
cennetime koyarım. Eğer emirlerimi yaptıysan,
yasaklarımdan kaçındıysan, kul hakkı yemediysen
hiç korkma!
Temel şöyle bi düşünür, emirlerden hemen
hiçbirini yapmamış, yasakların neredeyse
tamamını yapmış, kul hakkı desen sadece
Fadime'nin hakkını ödeyemez. Başını kaldırıp,
tekrar bağırır:
- Başka çimse yok miiii!
Ney Yesem ?
Temel dahiliyeci olmuş ve buna bir gün kadının
biri gelmiş, demiş ki:
-Doktor bey ne yesem onu sıçıyorum. Pasta
yiyorum pasta cıkıyor ekmek yiyorum ekmek
çıkıyor,demiş. Temel de :
-O zaman bok ye, demiş.
Temel'in Vasiyeti
bir gün dursun kasabaya gelmiş bakmış herkes
aglıyor..
sormuş neden hepiniz aglıyosunuz diye _
muhtar ;
temelin vasiyeti yüzünden demiş
dursun ;
temelin vasiyeti neydi demiş.
muhtar;
temel vasiyetinde beni denize gömün demiş.
Dursun ;
ee gömseydiniz demiş.
muhtar;
gömdük gömmesinede gömene dek bayagı kişi
kaybettik demiş.
idrar Tahlili
Temel hastaneye gitmektedir.
Girişte birinin ağladığını görür.
Yaklaşır ve sorar:
- "Hayrola hemşerim! Neden ağlıyorsun?"
Adam:
- "Kan tahlili yaptırmaya geldim. Parmağımı
kestiler!" der.
Temel daha şiddetli bir şekilde ağlamaya başlar.
Bu sefer susan adam, Temel'e sorar:
- "Hemşerim, sen niye ağlamaya başladın?"
Temel:
- "Ben" der, "idrar tahlili yaptırmaya geldim."
|
|
|
|
|
|
|